Aşklar Yalan

12 Ocak 2017

Geğirerek “Aşklar yalan” diyebilecek yetenekte bir çok arkadaşımızın alkol masalarında sık sık vurguladığı gibi, ilişkiler bir yere varmamalarıyla meşhurdur.

Ezkaza bir masada konusu açılırsa yüzeysel yüzeysel konuşup sıramı savıyorum, en temizi.

Çünkü ilk olarak, konunun temelinde kadın-erkek ilişkisinden öte, bireyler arası devasa bir iletişim problemi yattığını tespit etmeden mevzuyu tartışmanın bir anlamı yok. Ve çoğu masanın kafası bu tarz çetrefilli analizleri kaldırmıyor. eee, sonra ?

Selamün Aleyküm Pluto

5 Eylül 2015

İnsanlarımızın mitinglerde umarsızca bayrak sallamaya başladığı yıllardan bu yana uzay boşluğunda yol alan New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay aracı, 9 yıl sonra bu yaz, güneş sisteminin sonuna ulaşarak en uzak gezegen Pluto’nun en yakın fotoğrafını çekti.

Biz skindirik gündemimiz içinde debelenirken, insanlık yüz yıldır bilim, sanat, teknoloji üretimi ve uzay araştırmaları yaparak koşar adım ilerlerlemeye devam ediyor.

Peki biz bu büyük hikayenin neresindeyiz ? Çoğalma hızı ve bilinç düzeyi bakımından tek hücrelilerle yarışmak dışında, milletçe ne gibi bir faaliyetimiz var şu gezegende ?

İçi boş gururumuzu kim okşarsa, öfkemizi kim daha iyi kabartabilirse ona teslim ediyoruz geleceğimizi. İnsanlığın son dönem sıçrayışına bir santim bile katkısı bulunmayan 77 milyonluk bir ülke, dile kolay.

Ama yine de bütün dünya bizim liderlerin götünü yesin. Zaten Akıllı telefon, uydu, bilgisayar, internet falan hepsi dış güçlerin oyunları. Bakan Binali Yıldırım’ın dediği gibi, “Fazla kafayı yormayacaksın”.

Sadece bilim ve teknolojiye değil, hiçbir şeye.

Etiketler

Eşref-i Mahluk’un Aşağılık Kompleksi

20 Haziran 2015

“Eşref-i Mahluk” insanoğlunun kendi türüne koyduğu en havalı isimlerden biridir. “Varlıkların en şereflisi” anlamına gelir. Peki, diğer canlılar efendi efendi yaşam mücadelesine devam ederken insanoğlunun hayvanlar, bitkiler ve börtü böcek ile şeref bazında bir mücadeleye girişmesinin sebebi nedir ? Bir psikolojiye sahip olup aşağılık kompleksi geliştirebilmek için hayvanlara oranla daha gelişmiş ve sosyal bir beyne sahip olmak gerekir. Şeref sahibi olmak için gerekli niteliklere ise daha sonra geleceğiz. eee, sonra ?

Etiketler

Siyasete Giriş Dersi

Epik bir yürüyüşle sınıfa girdi ve kapıya en yakın çocuğun yanına gelerek yüksek sesle “Karşı sınıf iyice artistleşmeye başladı ha” dedi. Bu sözü kızlar hariç, ufka kadar gözün görebildiği herkes onayladı. Kızlar zaten genelde pek etliye sütlüye karışmazdı.

Sınıfın tamamı gibi ben de 9 yaşındaydım. Gelişmeleri uzaktan, oturduğum sıradan takip ediyordum. Ama önlüğümün yakasında takılı rozette kabak gibi “Sınıf Başkanı” yazdığından işin içerisine çekilmem an meselesiydi. Nitekim de öyle oldu. Kapıdan giren felaket tellalı, darbe yapacakmış gibi 5-6 kişi toplayarak yanıma geldi. Cuntanın elebaşı yanıma oturarak burnundan akan sümüğü önlüğünün koluna sildi ve dramatik bir bakışla:

– “Karşı sınıfa bizim sınıfın adamlarını sokmuyolar Hakan” dedi. eee, sonra ?

Etiketler

Erik Tadında Hayat

Sekiz yaşındaki çocukların bisiklete atlayıp bütün gün it gibi dolaşabilme özgürlüğü, tüm uluslararası sözleşmelerde koruma altına alınmış temel hak ve hürriyetlerden biridir. Herkes bilir, sekiz yaşındaki çocuk atlar bisikletine bütün gün amaçsızca dolaşır sağda solda, kimse neden diye soramaz. Kimse sorgulayamaz bunu. eee, sonra ?

Etiketler

Elektrik Alamadım

Onlar. Her türlü cinsel aktiviteden uzak düşlediğimiz, rüyalarımızda ellerine bir asa ve üstlerine de beyaz bir entari vererek bilge adam ilan ettiğimiz ak sakallı dedelerimizin bilinmeyen yönlerini keşfetmemizi sağladılar. Onlar sayesinde öğrendik kırkından sonra azanı teneşirin paklamadığını ve kırk yaş üzerindeki insanların da bildiğin senin benim gibi (belki senin benim gibi olmasa da bir şekilde) seviştiklerini. Onlar öğrettiler bize insanların sadece dış görünüşüyle değil, içiyle de (maaş, gayrimenkul,çocuk,evlilik sayısı vs.) ilgilenmeyi. Onlar, her sabah televizyonlarımızı saatlerce istila eden canlı yayınlar. Onlar, bitmek bilmez tanışmalar, hoşlanmalar, elektrik almalar ve ayrılmalar. Onlar… Onlar Evlilik Programları.
eee, sonra ?

Etiketler

Tembel Hayvan Üzerine

Bazıları bu hayvanın eko sistemimizdeki rolü nedir, ne sike yarar diye sorabilir. Sanki hareketli olmak yada zeki olmak bir meziyetmiş gibi, evrimin üst basamaklarından aşağılara doğru küçümseyici bakışlar atarak, kendini piramidin altındaki tüm canlıları yargılayabilecek konumda görenler sorabilir bu soruyu. eee, sonra ?

Etiketler

Karmaşık Yollar

Yedikule göğüs hastalıkları hastanesinden eve dönüyorduk. Bir tünelin içerisinden geçtikten sonra tabelalar çıktı karşımıza. Bir yönde Aksaray, diğer yönde ise Çevreyolu yazıyordu. “Çevreyoluna giriyorum” dedim. “Dur bakalım” dedi. Düşünceli gözlerle tabelalara bakmaya başladı. Hızımı azaltıp yol ayrımını ortalayarak gitmeye başladım. Gözlerini ayırmadan tabelalara bakmaya devam ediyordu. Öyle büyük bir konsantrasyonla bakıyordu ki, orada tabeladan öte bir şeyler görüyordu sanki. Saniyeler geçiyor, arkamdan çalan kornaların sayısı git gide artıyordu. Sonunda orta refüje dalmamak için son saniyelerde direksiyonu kırdım ve artık küfür uzunluğuna ulaşan kornalar eşliğinde Çevreyoluna girdim. Kavşak bizden uzaklaşırken camdan dışarı baktı ve “Keşke Aksaray yönüne girseydik” dedi. eee, sonra ?

Etiketler

Çok Büyük Sıkıntım Var Hocam

Fark ettiniz mi bilmem, radyo istasyonlarının belli frekans aralıklarında sanayi sitesi tadında yan yana boncuk gibi dizilmiş dini radyolar var. Bu aralıktan geçerken frekans ilerletme tuşuna her basışta ya bir zikir, ya ezan yada Arapça vurgularla Türkçe konuşan bir dj’e rastlıyorsunuz.

Geçenlerde okulumdan otobüsle İstanbul’a dönerken, sırf sıkıntıdan hepsi ayrı bir sosyoloji tezine konu olabilecek bu radyolardan birine takıldım. Haydi kanalın adını da söyleyeyim: Bayram FM. Bu radyoda ekolu bir jingle, yada hayat dolu bir kadın DJ duymanız imkansız. Ama bol bol ölüm, pişmanlık, acı ve af dileme temalı muhabbete denk gelebilirsiniz. eee, sonra ?

Etiketler

Kısa Samsun

“Hahahaghaha” diye gevrek gevrek güldü ihtiyar adam. Hasır şapkasının ucunu kaldırıp oğluna baktı. “Sabırlı olmalısın evlat” dedi. Baba oğul birlikte göl kenarında, dizlerine kadar suyun içine girmiş balık tutuyorlardı. Aile tipi Station Vagon arabalarını ucsuz bucaksız yeşilliğin içindeki belli belirsiz bir patikaya park etmişlerdi. Baba arada bir profesyonel oltasının yan tarafındaki zımbırtıyı yavaşça çevirerek misinasını gergin tutuyor, oğlu da ona bakarak öğrendiklerini uygulamaya çalışıyordu. Genç oğlu bıkkın bir ifadeyle babasına dönüp “Ne zaman bir şey yakalayacağım baba, ben sıkılmaya başladım” diye homurdandı. Tam o sırada gencin misinası oltayı çekmeye başladı. “Gördün mü, yakaladın bile!” dedi baba, hemen heyecanla oğlunun yanına geldi. “Büyük bir balık olmalı” dedi, “Dur sana yardım ede…” eee, sonra ?

Etiketler