“Ben” Hakkında

20 Haziran 2015

Milyarlarca nöronun bir araya gelip beyin denen yapıyı oluşturduktan sonra bilinç kazanıp “Ben” diyerek ortalıkta dolaşması birçok problemi beraberinde getirir. Hepsinden önce, varlığımız ile doğa arasına, insanoğlu dışında hiçbir varlığın görmediği bir çizgi çeker. Bu, varlık alemini “ben” ve “benim dışında kalan şeyler” olarak birbirinden ayırmamıza neden olur.

“Ben”in kendi varlığını meşrulaştırma çabası bu ayrılıkla son bulmaz. Varlıkları canlı-cansız şeklinde ayırıp, canlıları da kendi arasında katagorize ettikten sonra, nihayet kendi türünü de parçalara ayırarak kendisine benzeyen tek şeyin kendisi olduğuna karar verene kadar bu yolda devam eder.

“Ben”in kendisini doğadan, bir başka deyişle dağın tepesinden aşağı yuvarlanan bir kayadan farklı görmesinin sebebi, kendi eylemini gerektiren sebeplerin tümünü analiz edecek kapasiteye sahip olmaması, yani özgür irade yanılsamasına düşmesidir.

Oysa “Ben”in bir an için geleceği seçeneklerle dolu görmesi, gelecekte hangi seçeneği ne sebeple tercih edeceğini henüz bilmemesinden, yani bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Kaldı ki sınırlandırılmış seçenekler arasında seçim yapmak da özgürlük değildir. Geçmişini elenmiş seçeneklerle hatırlayan, geleceği ise dallanıp budaklanan seçenekler şeklinde hayal eden insanoğlu, aslında her an, o anın gerektirdiği şeyi yaşamaktan başka bir şey yapmaz.

Beynin insan vücudunun hareket sürecini karmaşıklaştırması, sebep-sonuç ilişkisini takibi zor hale getirir ve dağın tepesinden aşağıya yuvarlanan bir kayadan farklı olduğumuzu düşünmemize sebep olur. Oysa doğadaki maddelerin varlığı ve etkileşimi sonucu ortaya çıkan insan bilinci, bu varlık ve etkileşimler dünyasının üstünde yada dışında değil, içindedir ve aynı zamanda bizzat etki ve tepkinin kendisidir.

Bu bağlamda doğası gereği kendisini doğadan ayrılmış olan “Ben”, bizzat “ben”in kendi hayalidir ve kendi kendisinin ispatı olan tüm önermeler gibi geçersizdir. O, doğadaki hareket ve temponun sıkıştırılmış ve içselleştirilmiş bir simülasyonundan başka bir şey değildir.

“Ben” kelimesine haddinden fazla değer vermek, doğanın bir parçası olduğunun farkına varamamaktır.