Aşklar Yalan

12 Ocak 2017

Geğirerek “Aşklar yalan” diyebilecek yetenekte bir çok arkadaşımızın alkol masalarında sık sık vurguladığı gibi, ilişkiler bir yere varmamalarıyla meşhurdur.

Ezkaza bir masada konusu açılırsa yüzeysel yüzeysel konuşup sıramı savıyorum, en temizi.

Çünkü ilk olarak, konunun temelinde kadın-erkek ilişkisinden öte, bireyler arası devasa bir iletişim problemi yattığını tespit etmeden mevzuyu tartışmanın bir anlamı yok. Ve çoğu masanın kafası bu tarz çetrefilli analizleri kaldırmıyor. eee, sonra ?

Siyasete Giriş Dersi

20 Haziran 2015

Epik bir yürüyüşle sınıfa girdi ve kapıya en yakın çocuğun yanına gelerek yüksek sesle “Karşı sınıf iyice artistleşmeye başladı ha” dedi. Bu sözü kızlar hariç, ufka kadar gözün görebildiği herkes onayladı. Kızlar zaten genelde pek etliye sütlüye karışmazdı.

Sınıfın tamamı gibi ben de 9 yaşındaydım. Gelişmeleri uzaktan, oturduğum sıradan takip ediyordum. Ama önlüğümün yakasında takılı rozette kabak gibi “Sınıf Başkanı” yazdığından işin içerisine çekilmem an meselesiydi. Nitekim de öyle oldu. Kapıdan giren felaket tellalı, darbe yapacakmış gibi 5-6 kişi toplayarak yanıma geldi. Cuntanın elebaşı yanıma oturarak burnundan akan sümüğü önlüğünün koluna sildi ve dramatik bir bakışla:

– “Karşı sınıfa bizim sınıfın adamlarını sokmuyolar Hakan” dedi. eee, sonra ?

Etiketler

Erik Tadında Hayat

Sekiz yaşındaki çocukların bisiklete atlayıp bütün gün it gibi dolaşabilme özgürlüğü, tüm uluslararası sözleşmelerde koruma altına alınmış temel hak ve hürriyetlerden biridir. Herkes bilir, sekiz yaşındaki çocuk atlar bisikletine bütün gün amaçsızca dolaşır sağda solda, kimse neden diye soramaz. Kimse sorgulayamaz bunu. eee, sonra ?

Etiketler

Karmaşık Yollar

Yedikule göğüs hastalıkları hastanesinden eve dönüyorduk. Bir tünelin içerisinden geçtikten sonra tabelalar çıktı karşımıza. Bir yönde Aksaray, diğer yönde ise Çevreyolu yazıyordu. “Çevreyoluna giriyorum” dedim. “Dur bakalım” dedi. Düşünceli gözlerle tabelalara bakmaya başladı. Hızımı azaltıp yol ayrımını ortalayarak gitmeye başladım. Gözlerini ayırmadan tabelalara bakmaya devam ediyordu. Öyle büyük bir konsantrasyonla bakıyordu ki, orada tabeladan öte bir şeyler görüyordu sanki. Saniyeler geçiyor, arkamdan çalan kornaların sayısı git gide artıyordu. Sonunda orta refüje dalmamak için son saniyelerde direksiyonu kırdım ve artık küfür uzunluğuna ulaşan kornalar eşliğinde Çevreyoluna girdim. Kavşak bizden uzaklaşırken camdan dışarı baktı ve “Keşke Aksaray yönüne girseydik” dedi. eee, sonra ?

Etiketler

Kısa Samsun

“Hahahaghaha” diye gevrek gevrek güldü ihtiyar adam. Hasır şapkasının ucunu kaldırıp oğluna baktı. “Sabırlı olmalısın evlat” dedi. Baba oğul birlikte göl kenarında, dizlerine kadar suyun içine girmiş balık tutuyorlardı. Aile tipi Station Vagon arabalarını ucsuz bucaksız yeşilliğin içindeki belli belirsiz bir patikaya park etmişlerdi. Baba arada bir profesyonel oltasının yan tarafındaki zımbırtıyı yavaşça çevirerek misinasını gergin tutuyor, oğlu da ona bakarak öğrendiklerini uygulamaya çalışıyordu. Genç oğlu bıkkın bir ifadeyle babasına dönüp “Ne zaman bir şey yakalayacağım baba, ben sıkılmaya başladım” diye homurdandı. Tam o sırada gencin misinası oltayı çekmeye başladı. “Gördün mü, yakaladın bile!” dedi baba, hemen heyecanla oğlunun yanına geldi. “Büyük bir balık olmalı” dedi, “Dur sana yardım ede…” eee, sonra ?

Etiketler

Paslı Çivi

15 yıl önce, yaşadığımız varoşta sokaktan arkadaşlarla birlikte inşaatlarda çivi toplardık. Topladığımız poşet poşet çiviyi her gün en az bir kez kapımızın önünden “Demir alioooğğğeee eskileraloğğeee, eskiciğğğeee” şeklinde bağırarak geçen demircilere satardık. Demircinin tartı aletindeki ölçüye kitlenirdi her seferinde gözlerimiz. Saatlerce tozun pisliğin içinde gezerek döktüğümüz alın terinin karşısında, ölçünün sanki tartı kancasına hiçbir şey takılmamış gibi sabit durması bize çok koyardı, ama yine de toz toprak içindeki ellerimiz birkaç bozukluk görürdü her seferinde. Bu yüzden boş vakitlerimiz genelde hep beraber sıcağın alnında inşaat inşaat gezerek geyik çevirip çivi aramakla geçerdi. Bu demir toplama işinden elde edilen gelir için herkesin kısa ve uzun vadeli hedefleri vardı. Bir çoğu çikolata veya dondurma alabilmek için uğraşırdı. Ben ise ironik bir şekilde, bisikletimin yine bir çivi yüzünden yarılan ön tekerleğine yeni bir lastik alabilmek için çivi topluyordum. eee, sonra ?

Etiketler

Dansa Davet

İlkokulda beden eğitimi dersi nasıl gidiyor diye bir Cuma akşamı okulumuzun bahçesine şöyle bir baksaydınız, ilk aşamada hiçbir anlam veremeyeceğiniz bir sürü şey görürdünüz.

Bazılarını bir şekilde çözersiniz tabi, önlüğü yırtılmış, yakası bir yana, düğmesi bir yana gitmiş toz toprak içindeki şu öğrenci %98.6 ihtimalle aptal bir sebepten kavga etmiştir. Dili masmavi olmuş bir çocuk görürseniz de telaşlanmayın. Okulun hemen karşısındaki bakkalın dolabını açıp bakın, “Meybuz” denen salak icadı görüp rahatlayacaksınız. Leblebi tozunun varlığından da haberdarsanız, plastik bir çubuğun ucunu yarım saat kıvrak dil darbeleriyle dileyen çocuğa da sapık muamelesi yapmazsınız. Çünkü yaşayanlar bilir ıslandığından dolayı tıkanan bir leblebi tozu tüpünün 6-7 yaş grubu çocukların bünyesinde yarattığı çaresizliği. eee, sonra ?

Etiketler

“Sevgi neydi ? Sevgi Emekti.”

Ben Sinema Tv bölümünde okuyorum. Bu okulun mezunu kendi mesleğini icra ederse eğer, hiç kaçarı yok sanatla iç içe yaşayacaktır bütün ömrü boyunca. Sanat ise kutsal bir uğraştır şüphesiz, insana varoluşunun anlamsız olmadığını hatırlatır dört bir koldan. Sanatçı da saygıdeğer bir insandır tabii. Ama buna karşın Üniversite Sınavı ise hiçbi bok değildir. eee, sonra ?

Etiketler

Evcilik Oyunu

Masallarla büyüdüm ben. Bu yüzden evcilik oyununun vaktiyle kızların götünü ellemek isteyen çocuklar tarafından icat edildiğini fark edemedim. Mal gibi aile reisi rolü yaptım oynarken. “Ne yemek pişirdin bakalım” derken gizlice arkadan dayamadım hiç kimseye. eee, sonra ?

Etiketler