Karmaşık Yollar

20 Haziran 2015

Yedikule göğüs hastalıkları hastanesinden eve dönüyorduk. Bir tünelin içerisinden geçtikten sonra tabelalar çıktı karşımıza. Bir yönde Aksaray, diğer yönde ise Çevreyolu yazıyordu. “Çevreyoluna giriyorum” dedim. “Dur bakalım” dedi. Düşünceli gözlerle tabelalara bakmaya başladı. Hızımı azaltıp yol ayrımını ortalayarak gitmeye başladım. Gözlerini ayırmadan tabelalara bakmaya devam ediyordu. Öyle büyük bir konsantrasyonla bakıyordu ki, orada tabeladan öte bir şeyler görüyordu sanki. Saniyeler geçiyor, arkamdan çalan kornaların sayısı git gide artıyordu. Sonunda orta refüje dalmamak için son saniyelerde direksiyonu kırdım ve artık küfür uzunluğuna ulaşan kornalar eşliğinde Çevreyoluna girdim. Kavşak bizden uzaklaşırken camdan dışarı baktı ve “Keşke Aksaray yönüne girseydik” dedi. eee, sonra ?

Etiketler

Kısa Samsun

“Hahahaghaha” diye gevrek gevrek güldü ihtiyar adam. Hasır şapkasının ucunu kaldırıp oğluna baktı. “Sabırlı olmalısın evlat” dedi. Baba oğul birlikte göl kenarında, dizlerine kadar suyun içine girmiş balık tutuyorlardı. Aile tipi Station Vagon arabalarını ucsuz bucaksız yeşilliğin içindeki belli belirsiz bir patikaya park etmişlerdi. Baba arada bir profesyonel oltasının yan tarafındaki zımbırtıyı yavaşça çevirerek misinasını gergin tutuyor, oğlu da ona bakarak öğrendiklerini uygulamaya çalışıyordu. Genç oğlu bıkkın bir ifadeyle babasına dönüp “Ne zaman bir şey yakalayacağım baba, ben sıkılmaya başladım” diye homurdandı. Tam o sırada gencin misinası oltayı çekmeye başladı. “Gördün mü, yakaladın bile!” dedi baba, hemen heyecanla oğlunun yanına geldi. “Büyük bir balık olmalı” dedi, “Dur sana yardım ede…” eee, sonra ?

Etiketler